Bugün Dünya Gıda Günü ve bugün 854 milyon insan aç uyuyacak

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı’nın kuruluş günü olan 16 Ekim Dünya gıda gününün bu yılki teması Gıda hakkı olarak belirlendi. 16 Ekim Dünya Gıda Günü TUGİS tarafından düzenlenen programla kutlandı. Dedeman Otel’de yapılan panel ve toplantıya istanbul Kantinciler Esnaf Odası olarak katıl

20 Şubat 2015
Bugün Dünya Gıda Günü ve bugün 854 milyon insan aç uyuyacak

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı’nın kuruluş günü olan 16 Ekim Dünya gıda gününün bu yılki teması Gıda hakkı olarak belirlendi. 16 Ekim Dünya Gıda Günü TUGİS tarafından düzenlenen programla kutlandı. Dedeman Otel’de yapılan panel ve toplantıya istanbul Kantinciler Esnaf Odası olarak katıldık.Panel ve toplantıda ‘Beslenme ve gıda hakkı’ konusu Dünya Gıda Günü aracılığı ile gıdanın geleceği üzerine günümüzde yaşanan gelişmelere yer verildi. Toplantı konuşmacı olarak katılan TUGİS Başkanı ve diğer konuşmacıların değindiği konular ; Bugün Dünya Gıda Günü ve bu gece 854 milyon insan aç uyuyacak Buzbaş; Dünyada bir yanda 1,5 milyara yakın aşırı kilolu ve dengesiz insan bulunurken, diğer bir yanda ise 854 milyona yakın açlık sınırında insan yaşadığını vurguladı.Buzbaş,”İşte size paradoks, aşırı ve bilinçsiz gıda tüketimi gelişmiş ülkelerin sorunu. Örneğin AB ülkelerde yetişkin nüfüsun yarısı, 22 milyon genç aşırı kilolu.”İfadelerini kullandı. Aşırı ve bilinçsiz gıda tüketiminin gelişmiş ülkelerin sorunu olduğunu ifade eden Buzbaş, AB ülkelerinde yetişkin nüfusun yarısının ve 22 milyon çocuğun aşırı kilolu olduğunu söyledi.Dünyada her 4 saniyede 1 insanın açlık sebebiyle hayatını kaybettiğini anlatan Buzbaş,7 milyon 800 bin insanın da gıda yetersizliği nedeniyle her yıl göç ettiğini bildirdi. Gelişmiş ülkelerin kendi içinde de büyük gıda adaletsizliği yaşadığının altını çizen Buzbaş, “Sosyal hakların alabildiğince yaygın uygulandığı ABD’de gıda güvencesiz insan sayısı 12 milyon dolaylarında. Açlığın sebebi gıda eksikliği değil, yoksulluk ve gıda dağıtım adaletsizliğidir. 1996 yılında yapılan Gıda Zirvesi’nde herkesin gıdaya ulaşmasının temel insan hakkı olduğu vurgulandı. O gün 840 milyon olan aç insan sayısını en az yarıya indirme taahhütü verildi. Yıl 2007 maalesef bu rakam azalacağına 854 milyona artmış durumda.” diye konuştu. Buzbaş, dünyada gıda demokrasisinin temel bir paradoks içinde olduğu görüşünü dile getirerek, ”Bir yanda gecelerini uyku uyumadan geçiren 854 milyon aç insan, diğer yanda 1,5 milyar aşırı kilolu, dengesiz beslenen insanlar. İşte paradoks bu…” dedi. Aşırı ve bilinçsiz gıda tüketiminin gelişmiş ülkelerin sorunu olduğunu ifade eden Buzbaş, AB ülkelerinde yetişkin nüfusun yarısının ve 22 milyon çocuğun aşırı kilolu olduğunu, Türkiye’de de her üç kadından ve her 5 erkekten birinin şişman olarak tanımlanan aşırı kilolu kategoride bulunduğunuanlattı. -”GIDA DEMOKRASİSİ UFUKTADA HİÇ GÖRÜNMÜYOR”- Dünyanın yüzde 78’inin fakir, yüzde 11’inin orta gelirli ve yüzde 11’inin zengin olduğunu aktaran Buzbaş, ”ABD’de her yıl 550 milyon adet, Japonya’da 150 milyon adet Big Mac tüketiliyor. New York’lu bir insan 13 dakika çalışarak, Tokyo’da yaşayan bir insan 10 dakika çalışarak bir Big Mac yemeğe hak kazanırken Nairobi’de yaşayan 91 dakika çalışmak zorunda kalıyor. 1 kilogram ekmek almak için bir İngiliz 5 dakika çalışırken, bir Çin’li 42 dakika çalışıyor. Gıda hakkı sağlanmış olsa bile gıda demokrasisi ufukta bile görünmüyor” diye konuştu. Buzbaş, dünyanın silahlanmaya yılda 1 trilyon dolar harcarken, Dünya Gıda Programı’nın aldığı toplam yardım miktarının yıllık 2 milyar 700 milyon dolar olduğuna dikkat çekerek, sözlerini ”Gıda paradoksu tükenmeyecek kadar zengin örneklerle dolu. Temennimiz o dur ki bu paradokslar tez zamanda azalır, gıda ve beslenme hakkı her insan için gerçekleşir. Umarız ki buradan verdiğimiz mesaj; tok insanların açların halinden anlamasına vesile olur” diyerek tamamladı. değil, dünyayla rekabet eden bir ülke olmalıyız. 140 çeşit ürün üretiyoruz. Ama sadece 5 üründe dünya lideriyiz. En az 20 üründe dünya lideri olmamız lazım” diye konuştu. FAO Orta Asya Alt BÖlge Ofisi Koordinatör Vekili Dominique Reeb de FAO’nun yeni kurmaya başladığı alt bölge ofislerinden birinin Ankara’da açıldığını hatırlatarak, Türkiye’nin seçilmesinde stratejik öneminin büyük olduğunu söyledi. TÜGİS tarafından Dünya Gıda Günü dolayısıyla düzenlenen toplantıda konuşan Küçük, 2007 yılı ana teması “gıda hakkı” olan Dünya Gıda Gününü kutlayarak, bilim ve teknolojideki gelişmelere rağmen açlık ve yetersiz beslenmenin dünyanın temel sorunlarından biri olduğunu söyledi. BM Gıda ve Tarım Örgütünün verilerine göre, dünyada 854 milyon insanın açlıkla boğuştuğuna ve bunların yüzde 70’nin kırsal alanlarda yaşadığına işaret eden Küçük, yetersiz beslenmenin de açlık kadar ciddi bir sorun olduğunu ve çocukları olumsuz etkilediğini anlattı. Küçük, dünyada her yıl 5 yaşın altında 11 milyon çocuğun açlık ve beslenme bozukluğu sonucu öldüğünü, 200 milyona yakın çocuğun zayıf kaldığını kaydeden Küçük, çocuklar ve kadınlar ağırlıklı olmak üzere 1,5 milyardan fazla insanın demir, 2 milyardan fazlasının da iyot eksikliğinden etkilendiğini, 1,2 milyar insanın da temiz içme suyundan mahrum bulunduğunu ifade etti. Bunun gıda üretimi ve dağılımının yetersizliği, hızlı nüfus artışı, yoksulluk, çevre sorunları ve cehalet gibi pek çok nedenden kaynaklandığını anlatan Küçük, “Aslında dünyadaki gıda üretimi herkesi beslemeye yetecek miktardadır. Sorunun kilit noktası gıda üretiminin yetersizliğinden çok, gıdanın dağılımı ve paylaşımıyla ilgilidir” dedi. Gıda üretiminde de problemler bulunduğuna dikkat çeken Küçük, temel besin kaynağı olan bitkisel ve hayvansal kaynakların giderek azaldığını, son yüzyılda tarımsal ürünlerdeki çeşitliliğin yaklaşık 4’te 3’ünün yok olduğunu, toplam 6 bin 350 hayvan türünden 1350’sinin neslinin ya tükendiğini ya da tükenmek üzere olduğunu kaydetti. “Türkiye’deki beslenme tahıla dayalı, protein tüketimi gelişmiş ülkelerin çok altında” Tanıl Küçük, Türkiye’de de gıdanın dağılımı, paylaşımı ve üretimiyle ilgili önemli sorunların var olduğunu da ifade ederek, öncelikli sorunun yetersiz beslenme olduğunu ve çocuklarda hala raşitizmin önemli bir sorun olarak görüldüğüne dikkati çekti. Türkiye’deki beslenmenin tahıla dayalı olduğunu, beyin ve beden gelişiminin yapı taşı olan hayvansal proteinlerinin tüketiminin ise gelişmiş ülkelerin çok altında bulunduğunu belirten Küçük, Türkiye’de kişi başı günlük hayvansal protein tüketimi 21-26 gram arasında iken, bu miktarın gelişmiş ülkelerde 50-60 gram olduğunu söyledi. Tarım sektöründe verimliliğin artmasının gıda sanayinin rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Küçük, “Tarım ve tarıma dayalı gıda sanayi, ülke nüfusunun beslenmesinin garanti altına alınması açısından stratejik öneme sahip ve vazgeçilmez sektörlerdir. Dolayısıyla rekabet boyutunun ötesinde hem nüfusumuzu sağlıklı ve güvenli besleyebilmek, hem de Türkiye olarak dünyadaki beslenme sorununun çözümüne daha fazla katkıda bulunabilmek için tarım sektörünü daha verimli bir yapıya taşımak zorundayız” şeklinde konuştu. “İklim değişiminin faturası, tarım ve tarıma dayalı bazı sektörlere kesildi” Küresel ısınma ve beraberinde getirdiği iklim değişikliğine de işaret eden Tanıl Küçük, iklim değişiminin faturasının tarım ve tarıma dayalı bazı sektörlere kesildiğini söyledi. Küçük, 2007 yılının iklim değişiminin en fazla hissedildiği yıl olduğunu belirterek, su kaynaklarını verimli kullanmayı öğrenmek ve buna uygun alt yapıyı oluşturmak gerektiğini anlattı. Yeterli beslenmenin temel bir insan hakkı olduğunu da vurgulayan Küçük, dünyada 1 milyara yakın insanın açlıkla mücadele etmek zorunda kalmasının “insanlık adına ayıp ve utanç” vesilesi olduğunu ifade etti. Bu noktada hükümetlere, sivil toplum kuruluşlarına ve bireylere önemli sorumluluklar düştüğünü bildiren Küçük, ayrıca kaynakların çoğunu elinde bulunduran gelişmiş ülkelere ve dünya ticaretinin kurallarını belirleyen Dünya Ticaret Örgütüne de önemli sorumluluk düştüğünü kaydetti. Küçük, zaman zaman gıda maddelerinin gelişmiş ülkeler tarafından, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelere karşı ekonomik ve politik silah olarak da kullanılabildiğine işaret ederek, buna son verilmesi ve az gelişmiş ülkelerin tarımsal ticaret imkanlarının desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Ülkemizde 900.000 kişi açlık sınırında yaşıyor. Dünyada 200 milyon çocuk yetersiz beslenme nedeniyle cüce kalmaktadır.